Koçluk Türkiye’de Nasıl Bu Kadar Popüler Oldu?

Cevabı basit bana sorarsanız. Manevi değerlerimiz ve gelişmekte olan ülkeler arasında oluşumuz koçluğun Türkiye’de hızlı bir şekilde kabul edilip talep görmesine katkı sağlıyor.

Türk manevi değerlerini, tarihimizin, inançlarımızın ve çeşitlilik üzerine kurulu etnik yapılaşmamızın bir sonucu olarak görüyorum. Bu değerlerin, 1980 sonrası dönemle birlikte evrimleşip değişim göstermesi ve bu değişimi sindirmeden yaşamış olması manevi değerlerimizin öyle hemen yok olmasını sağlamadı çok şükür ki. Ancak ne yazık ki, bireyler kıymetli değerlerimiz, hızlanan dünya ve tüketim biçimleri arasında gide gele sıkıştı. Fakat insan en nihayetinde insan ve insan gibi yaşamayı arzu ediyor.

ICF (International Coach Federation) Global’in bir üyesi olarak belli aralıklarda Uluslararası Koçluk Federasyonu’na üyelik rakamlarıyla ilgili bilgilendiriliyoruz. ICF’in yollamış olduğu 2013 Nisan Fact Sheet’e göre üye dağılımları dünyada çeşitli bölgeler ve ülkeler arasında belirgin bir eğilim gösteriyor: Gelişmekte olan ülkelerde koçluk her geçen gün daha popüler oluyor.

Rakamlara baktığımızda Türkiye’de Nisan 2013 itibariyle federasyona üye 350 kişi görünüyor. Bu rakam Çin’de 210, Polonya’da 485, Brezilyada ise 312 kişi. Yani gelişmekte olan ülkeler olarak benzer rakamlar gösteriyoruz. Avrupa’da rakamlar, ABD’de 8.590 olan üye rakamına göre gelişmekte olan ülkelere yakın ancak biraz daha yüksek: Fransa’da 832, İtalya’da 487, Almanya’da 306, İsviçre’de 343, İspanya’da 745. Burada dikkat çeken Güney Avrupa ülkeleri olan İspanya ve İtalya’daki rakamın belirgin şekilde yüksek olması. “Konuşkan” ve “duygularını ifade etme ihtiyacında” olan 2 ulusun da Brezilya ve Polonya ile birlikte Türkiye için bir benchmark teşkil ettiğini düşünüyorum ve şu an Türkiye’deki koçluk yolculuklarının artacağını hissediyorum.

Özellikle gelişmekte olan ülkelerde koçluğun popülerleşmesi çok doğal sanırım. Bu ülkelerin hepsi sosyo-ekonomik sıkıntı yaşayarak bugünlere geldi. Yıllarca yüksek enflasyon, işsizlik ve politik dengesizliklerle uğraştı. Şimdi dengelerin değiştiği ve dalgaların lehlerine döndüğü bu yeni ortamda maddi bolluk yaşayan bireyler ve kurumların artık “insan”lıklarını hatırlamak için kendilerine yatırım yapma zamanları geldi. Özlerindeki sağlam manevi değerleriyle benzer kültürlerin koçluğa ilgisi artacaktır.

“Cesur yeni dünya” koşullarının daha mutlu ve doyumlu insanlar yaratmak için bir engel oluşturduğunu düşünmüyorum. Sadece değerlerimizin bilincinde, olumluluğu koruyarak kadim öğretilerde de gördüklerimizi tekrar hatırlayarak kariyer, yaşam ve ilişki dünyalarımızda cesaret ve yeniliği huzurla birleştirmenin mümkün olduğunu biliyor ve görüyorum.

Cevap yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>