Zaman, niye kovalıyor ki bizi?

Bugün durdurdum zamanı, canım yazmak istiyor ve işte yazıyorum.

Zamanın üzerimizde yarattığı baskıyı sevmiyorum, yalnız olmadığımı da biliyorum. Yalnızca belirlenen due dateleri yakalamaktan bahsetmiyorum: Asıl altını çizmek istediğim, bizim kendi kendimize uyguladığımız zaman baskıları.

“ Kaç yaşına geldin, artık bir işe girmelisin..”

“ Neden hala evlenmiyor bunlar anlamıyorum, çok uzun zamandır beraberler..”

“ Bugün geç kalktım, 2 saat bile çalışmadım..”

Bunlar gibi ifadelerden bahsediyorum.

 

Dışarıdan, içeriden kendimizi baskılıyoruz. Oysa herkesin kendine göre bir ritmi var. Bunu bazen ağzımız söylüyor ama yürek yine pır pır kendini suçlu hissediyor. Ben, bunu çok sık yaşıyorum. Bu yazıyı yazıp özgürleştiğim zincirlerden birine “zaman baskı”mı da eklemek istiyorum.

Tabii ki öğrenmeye devam ediyoruz ama her gün durmadan çalışmak zorunda değiliz.

İş yerlerinde zorunlu 8 saatler olmasa işkolikler dışında herkes çalışır mıydı durmadan? Hayır.. Zaten şimdi de çalışmıyor. Facebook, LinkedIn, FourSquare’ler iyi ki ortaya çıktı da çalışanlar kendilerini zincirlerinden kurtardıkları sanal kimlikleriyle özgürleşiyorlar.

İnsanlara desek ki: “Artık işe gitmek zorunda değilsin. Eline bir iPhone vereceğiz ve her işini bununla halledebileceksin. Her an telefona da çıkmak zorunda değilsin.”. Çok merak ediyorum ne yapardı insanlar. Daha üretken, sportmen, bilgili bir toplum mu olurduk yoksa daha keyifçi ve tüketen bir toplum mu? Bence birincisi! Bu soruyu bulduğum herkese yıllardır soruyorum: Bir zamanlar çok yoğun beraber çalıştığım İtalyan çalışma arkadaşlarım bile – ki siestacılıkları ile bilinirler – kendilerini bilgiyi dönüştürmeye adayacaklarını söylerlerdi.

Tabii ki varsayım ve “ya şöyle olsaydı” üzerine bir araştırmaya hemen inanamayız ama doğadan ilham alabiliriz belki.

Dün performans koçluğu yapan bir arkadaşımla konuşuyorduk ve bana şöyle dedi: “Merve, gökyüzündeki kuş bile kanadını çırpıyor çırpıyor ve sonra kendini rüzgarda süzülmeye bırakıyor.”

Arada rüzgara bırakmak çok güzel kendinizi, zaten çırptığınız kanatlar sizi götürüyor gitmek istediğiniz yere :)

 

Cevap yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>